Bismihi Teâlâ!
Hayber’e indirilen kılıç ne ise, bu gün de Hayber’in füzesi onları zelil kılacak ve destansı bir miras bırakacaktır, Allah’ın izniyle. Bu zelil halleriyle kurtulacaklarını mı sanıyorsunuz? Hayır, Âlemlerin Rabbi, müminleri şöyle müjdeliyor: Ve diri olarak toprağa gömülen kız çocuğa sorulduğu zaman; (Tekvîr 81: 8) “Hangi günahtan/suçtan dolayı öldürüldü.” (Tekvir 81: 9) Sahifeler yayınlanıp/açıldığı zaman, (Tekvîr 81: 10)
Firavunların, Karunların, Hamanların, Nemrutların, tağutların, kâfirlerin, zalimlerin, münafıkların, vurdumduymazların, batıl adına sevinenlerin peşini asla bırakmayacağız. Hepimiz şahidiz ki 170 masum kızımızı canlı canlı toprağa gömdüler. Şahitliğimizle beraber, âlemlerin Rabbi, zalimleri acı ve ebedi bir azapla da cezalandıracaktır. Bu konuda hiçbir şüphemiz yoktur; şüphesi olanlar, elbette kaybedeceklerdir!
Bu serseri aptallar, dünyaya ilan ediyorlar. ABD’nin Savaş Bakanı Hegseth: “İran hastanelerinden ve okullarında füze atıyorlar. İran, çaresiz durumda ve panik içerisinde” yalanı ile açık basiretlileri kandıracaklarını zannediyorlar. El hamdu lillâh dünya, ABD’nin ve Samiri Siyonizmin gerçek kirli kimliğini tanıyor. Muhakkak ki savaşın acı bir yüzü olsa bile, bereketli olan tarafı da vardır. Siz, perde arkasında olup bitenleri bilemezsiniz!
Dünyayı ilâh edinen ahmak aptallar: “Yeni dini lideri de öldüreceğiz” diyorlar.
Ey itler, Emeviler de aynı şeyi dediler. Ama Allah’ın izniyle muvaffak olmadılar; sizler de onlar gibi zelil olacaksınız. Çünkü bu ilâhî mektep, şahıslara bağlı bir mektep değil ki sonu gelsin! Bunlar “Şecere-i Tayyibe” dir. Kökleri yerde sabit, dalları göğe doğru ve her an ya da her mevsim güzel meyve veren bir ağacın dallarıdır. (İbrahim 14: 23-25)
7 Ekim 2023 günü başlayan Gazze ve Samiri Siyonist savaşının ilk gününden itibaren İran, Hizbullah, Yemen ve Haşdi Şadi güçleri, saflarını belirlediler ve mazlum Filitin halkının yanında savaştılar, yardım ettiler. ABD, AB ve Siyonistlerin bütün çabalarına rağmen Gazze’de taş üstünde taş kalmadı. Zalimler her tarafı viran ettiler. Ancak Gazze halkı, yüz bine yakın şehit ve 150 bin yaralıya rağmen viran olan topraklar üzerinde izzetlerini korudular ve koruyacaklardır, elhamdülillah!
Bu on bir günlük süreç içerisinde İran, ABD’nin üstlerini zaman zaman bombalarken, Orta Doğunun izzetsiz münafıkları ve Batı emperyalizminin satılmış köleleri: “İran, bombalamadan önce ABD’yi haberdar ediyor; onlar üslerini tahliye ettikten sonra, boş yerleri bombalıyor” diyorlardı. Bu utanmaz reziller, bugün için ne diyecekler merak ediyorum. Bu köle ruhlu yaratıklar, muhakkak ki bir kılıf bulurlar. Ancak basireti açık olan ferasetli insanlar, bunların yalanlarına inanmıyor ve inanmayacaklar.
Mümin İran halkı, direnecek, izzetini koruyacak ve her taraf viran olsa bile topraklarında şanlı bayrağını dalgalandıracaklar ve inkılap yeni bir filiz verecektir, Allah’ın yardımıyla! Seyyid Ali Hamenei, ilâhî ve nebevî İslâm için, Ehlibeyt Mektebi için, İnkılap ve o topraklar için öz canını hatta ailesini kurban etti. Elbette kurbanları ve şehitleri olacak; çünkü bu mektebin sabit kökü; Allah’a, Allah’ın Rasûlü’ne, onun Ehlibeyti’ne, Kur’an’a ve Kerbela’ya dayanan ilâhî ve nebevi dinin ta kendisidir!
İran ordusu açıklama yaptı: “Savaşı 6 ay sürdürebilecek kapasiteye sahibiz” dedi. Acaba kibirli şeytanların bu savaşı, bir ay ya da bir aydan daha az bir süre için sürdürebilecekleri takatleri var mı? Biz bekliyoruz ve göreceğiz; zalimler ve onlara kölelik yapan münafıklar da göreceklerdir. Çünkü: … Onlar, ne her ne zaman savaş için ateş yaktılarsa Allah onu söndürdü. Yeryüzünde fesadı yaymaya çalışırlar. Allah ise fesat çıkaranları sevmez.(Mâide 5: 64)
Ve müminlerin lehinde savaşın ateşini söndürecek olan, âlemlerin Rabbidir. Çünkü basireti açık olan Şehit Seyyid Ali Hamenei: “Eğer ABD ve Siyonist düşman İran’a saldıracak olursa, savaşın sonucunu biz belirleriz” diyordu ve savaşı sonucunu İran belirleyecektir. Çünkü dünyayı ilâh edinen zalim düşman, panik içinde.
Peki, ülkelerin bu savaşla ilgili tavırları nedir?
Fransa Cumhurbaşkanı Macron: “Savaş gemilerimizi gönderdik, müttefiklerimizi savunacağız.”
İtalya va Holanda Fransa’yı takip etti; aptal Yunanistan iktidarı da!
Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdullâti: “İran’a karşı Arap Gücü Ordusu” kurulmasını gündeme taşıdı.
Türkiye’ye düşen füzeler için İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: “Füze İran kaynaklı değil” açıklamasına rağmen, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ısrarla:
“Hava sahası ihlali mazur görülmez”
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: “İran’ın Körfez’i (Bahreyn, Kuveyt, BAE, Katar, Suudi Arabitan) vurması yanlış.”(04-07 Mart 2026), “İran’a füze uyarısı yaptık. Türkiye Hava Sahasının ihlali kabul edilemez.”
Abdulkadir Selvi ve benzerleri: İran’ın Körfez devletlerini bombalaması hatalı.”
Ve: “İran’ın tutunacağı tek dal Türkiye’dir” dediler.
Ey basireti açık olanlar! İran’ın tutunacağı dal, “Şecere-i Tayyibe” dalıdır. Çünkü Türkiye, o ağacın dalı, yaprağı ve meyvesi değil.
ABD’nin aptal Başkanı Trump, dengesini kaybetmiş, çelişkili konuşmalarıyla dünya kamuoyu karşısında şaşkına dönmüş ve Samiri Siyonist Başbakan Binyamin Netanyahu tarafında savaş bataklığına çekmiş reziller olarak bu bataklığın içinde boğulacaklardır, inşallah!
Bugün için Ortadoğu ve Körfezdeki ABD’nin bütün üsleri yerle bir edildi. Pentagon, “140 ABD askeri yaralandı” açıklamasında bulundu. Kaç askeri öldüğü konusunda kesin rakam vermekten korku içerisindeler. Bu halleriyle büyük bir çıkmazın içine saplandıkları kesin.
Siyonistler arasında büyük bir panik ve İran korkusu had safhada. Binlerce kişi ülkeyi terk etti ve terk etmeye devam ediyorlar. Dün akşam (10 Mart 2026), Tel Aviv’deki Ben Gurion Uluslararası Havalimanı’ndaki kaçmak isteyenlerle güvenlik güçleri arasındaki gerginliklere şahit olduk. Tel Aviv ve Hayfa başta olmak üzere her taraf harabeye döndü, elhamdülillah! Siyonistlerin uyarı sistemi devre dışı bırakıldı ve radar sistemlerin sinyal almadığı duyuruldu. Netanyahu 13 milyar dolar bütçe ayrılmasına karşılık muhalefetten büyük tepki geldi. Siyonistler arasında büyük bir panik, korku, telaş, kargaşa ve yıkım var.
İran güçleri, 04 Mart 2026’de Suudi Arabistan’daki CİA karargâhını bombaladı ve 03 Mart’ta Fars Körfezini kapattı, petrol akışını engelledi. Körfezdeki ABD üsleri tamamen yerle bir edildi ve kibirli şeytanın kollarını kesti. İşbirlikçi Körfez ülkelerinde gıda temini zora girdi. Altın ve petrol fiyatları fırladı. Bütün dünyada bir çaresizlik söz konusu iken, kahraman İran halkı meydanlarda “Allah-u Ekber, Seyyit Müşteba Reber, ABD’ye, Siyonistlere, münafıklara ölüm” feryadıyla birliklerini ve İnkılaba bağlılıklarını bir kez daha teyit ederek biat akdini yenilediler.
Âlemlerin Rabbi olan Allah’ın şu beyanı ile makalemi bitirmek istiyorum: Ey iman edenler, içinizden kim dininden geri dönerse, Allah, kendisinin onları sevdiği, onların da kendisini sevdiği, müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere (ve işbirlikçi münafıklara) karşı ise izzetli, Allah yolunda cihad eden ve kınayıcının kınanmasından korkmayan bir topluluk getirir. Bu, Allah’ın bir fazlıdır, onu dilediğine verir. Allah (rahmetitle) geniş olandır, bilendir. (Mâide 5: 54)
İşte bunlar, Nebi Ahmed (s.a.a.)’in işaret ettiği SELMAN’ın kavmi olan İran halkıdır!
Tekraren şehit Seyyid Ali Hamenei’ye aile efradına ve 1700’de fazla diğer şehitler Allah’tan rahmet ve yaralı olanlarına acil şifalar dileğiyle, 09 Mart 2026 günü REHBER olarak seçilen SEYYİD MÜCTEBA HAMENEİ’nin REHBERLİĞİ mübarek olsun!
Ahmed MUHTÂR
11 Mart 2026/ANKARA