0
Monday 20 April 2026 - 00:37

İran’ın ebabil’leri - Türkçe

Story Code : 1275597
İran’ın ebabil’leri - Türkçe
 Bismihi Teâlâ!
        Tahminen bin beş yüz yıl öncesiydi. O gün yeryüzünün kibirli istikbarı olan Ebrehe, Kâbe’nin bir serbest bölge konumunu Yemen’e yönlendirmek için büyük bir ordu ile Mekke’ye doğru ilerledi. Amacı, Kâbe’yi yıkmaktı. Muhakkak ki Allah’ında bir hesabı var. O Allah ki, Ebabil kuşlarını ona musallat kıldı ve kendisiyle beraber ordusu, helak olup tarihin kirli çöplüğüne gömüldü.
        Firavun ve benzerlerinin misli ABD’nin kibirli palyaçosu olan Trump; ordusuna, teknik üstünlüğüne, harp alet ve edevatına, Orta Doğunun münafık işbirlikçi krallarına güvenerek; Allah’ın sonsuz kudret ve kuvvetini idrakten yoksun bu aptal kişi, şanlı İran milletinin 24 saat içerisinde teslim olacağını zannediyordu.
        Samiri Siyonist Başbakan terörist başı Netanyahu ve ABD’deki Evanjelist işbirliği sonucu, cambazı parmaklarında oynatarak; emelleri uğruna ateş çemberinin içine çektiler.
        Evanjelizm, Hristiyanlıkta İncil’in, yani İsa Mesih’in mesajı ve öğretilerinin başkalarına aktarılması eylemi olmakla beraber, emperyalist emellerini ve sömürü aktivitelerini gerçekleştirmek için dini bir forma ile ortaya konulan şeytani bir tuzaktır. ABD’deki Yahudi Karunî sermaye ve medyanın işbirliği ile kitleleri bu tuzağın içine çektiler. Bugün ABD’de yaşayan halkın üçte birisi, Evanjelist. Bu şeytanların çoğu, siyasette etkin rol oynanan kimselerdir. Cumhuriyetçi veya Demokratlardan seçilen her başkan; dışişleri bakanı, savunma ve maliye bakanı, Evanjelistlerin onayı ile makamlarına otururlar ki dışişleri bakanı, muhakkak Yahudi kökenli olmalıdır. Ondan sonra da, bu zavallı mahlûkları, emperyalist emelleri için kullanırlar.
        İşte, 28 Şubat 2026 tarihinin ilk saatlerinde ABD ve Siyonist işbirliği sonucu, mazlum İran halkına karşı savaşın ateşini yaktılar, bu dünyanın sarhoşları! Rehberimizin şehadeti ve diğer bazı kıymetli zevatın şehadetiyle başlayan savaşı birkaç gün içinde teslim bayrağını çekeceklerini zannederek yanılgıya düştüler.
Eğer Ehl-i Beyt mektebinin köklerinin Âdem (a.s.)’den önce, Allah tarafından belirlendiğini unutmamış olsalardı, bu hatayı işlemezlerdi, şeytanın hizbi!
        Savaşın son bir aylık, ya da zaferle sonuçlanan iki günlük envanteri şöyle:
        ABD’nin itirafı(Tramp): NATO içi boş kâğıttan bir kaplan! NATO’dan tiksiniyorum. NATO’dan çıkabiliriz! Rubio Biz olmasak NATO bir hiç. Yarın Avrupa’dan askerlerimizi çekersek NATO biter”. (01 Nisan 2026) Ve ABD-Avrupa ilişkileri sil baştan! Çünkü Fransa bize yardım etmedi ve hava sahasını bize açmadı! Hürmüz için herkes kendi başının çaresine baksın ve Hegseth: “Hürmüz bizim sorunumuz değil,” Trump: “Hürmüze gidip petrolünüzü kendiniz alın, artık ABD yok” demek mecburiyetinde kaldı.
        2-)Trup: Batılı müttefiklerine “aptallar” diye hitap ederek, Fransa’yı kenara not ettik, dedi.(31 Mart 2026)
        3-)İspanya, İtalya ve Fransa hava sahasını ABD’ye kapattı.(01 Nisan 2026)
        4-)İran krizi, ABD’nin ordusunu sarstı ve Kara Kuvvetler Komutanı R.George görevinden alındı ve ABD askeri yetkililer, “İsrail için savaşamam” demek mecburiyetinde kaldılar. Çünkü karaya asker çıkarmak, büyük bir risk taşıyor. (02 Nisan 2026)
         5-)ABD’nin salak Başkanı, Adalet Bakanı Pam Bond’ı görevden aldı.(03 Nisan 2026)
        6-)Evanjelist-Siyonist işbirliği, Trump’ı Mesih ilân ettiler.
        7-)ABD Başkanı Trump, acziyet içerisinde: “Artık Hürmüzü açın” feryadına karşılık, İran’da kimse Trump’ı muhatap almayarak, İran Büyükelçiliği, Trump’ı tiye alarak “Anahtar kayıp” şeklinde dalga geçerek cevap vermek mecburiyetinde kaldı.
        8-)Trup içi boş tehditlerine devam ederek, itibarı olmayan sarhoş salak:“ İran ve İran medeniyeti bu gece yok olacak” tehdidinde bulundu. Hey aptal! Bu medeniyet, sadece İran’ın değil, insanlığın ortak
malıdır. Bütün insanlığa savaş açan bir zihniyeti ve yandaşlarını tanımak, her basiret sahibi insanın asli görevi değil mi? (07 Nisan 2026 ve savaşın 39.günü)
        9-)Trump İran derken ABD’nin çöküşünü hazırlayan ve Siyonistlerin emellerine yardım eden aptal bir şahıs.
        Hayvandan da aşağılık mahlûk olan Siyonist diyarına gelince:
        1-)İsrail medyası: Alışılmadık bir saldırı ile karşıladık. İran, Yemen ve Hizbullah’ın saldırısı! Ve İsrail’de bugün sirenler hiç durmadı.(01 Nisan 2026)
        2-)Savaşın başından beri Siyonist halk sığınaklarda,  diyar-i Siyonist yıkımlar içinde; her taraf alev alev! Bu dünyada cehennemini yaşıyorlar!
        3-)Ve Samiri Siyonist halk, Başbakan Binyamin Netanyahu’ya karşı isyan bayrağı ile sokaklarda!
        4-)İran, Siyonistlerin hava trafiğini felç ettiği için, kara yoluyla 40 bin Siyonist, gasp edilmiş toprakları terk etti.(05 Nisan 2026) ve Direniş Cephesi tarafından 1600 füze atıldı.(05 Nisan 2026)
        5-)Siyonist halk, ABD dolarını yerlere atarak: “Senin yardımını istemiyoruz” feryadı ile ABD dolarlarını büyük bir nefretle Trump’ın kuklasına depiyorlardı.(04 Nisan)
        6-)Gözü dönmüş Siyonist terörü, Tahran’daki Haim  Sinagog’unu vurdu. (07 Nisan 2026)
        7-)Siyonistler: “Lübnan ve İran savaşını durdurun, savaş istemiyoruz” feryatlarıyla Netanyahu’ya karşı isyan ederek meydanları doldurdular.
        Ey münafık ve hain Körfez kralları, ey emperyalizme peşkeş çeken satılmış köleler ve ey tağutların tahakkümünde yaşayan halk! Tövbe edin, İran halkından özür dileyin ve: “Biz, zalim evrensel emperyalizme topraklarımızda üs verdik. Hata yaptık. Sizi tehlikeli bir düşman olarak bildik. Heyhat! Ne kadar da yanılmışız. 39 günlük savaşta, sadece emperyalist düşmanın üslerini vurduğunuza şahit olduk. Pişmanız ve sekiz sene süren İran-Irak savaşında uyanmadık. Savaş sonrası onlar nasıl
dost ve kardeş iki ülke olduysa, artık Mümin İran halkıyla beraberiz” deyin.
         Körfezin satılmış, hain, münafık ABD dostu BAE(!): “ABD Hürmüz Boğazını işgal etmelidir” çağrısında bulundu (01 Nisan 2026). Bu haini terbiye etmenin tek yolu, ikinci bahara kalsın!
        Kahraman İran halkına selâm olsun! Savaşın başladığı ilk günden (28 Şubat 2026-08 Nisan 2026) ateşkesin kabul edildiği 39 günlük savaşta kucağındaki ve yanındaki çocuğuyla meydanı boş bırakmayan fedakâr bacıya, yaşlı nineye, piri faniye, yumruklarını havaya kaldırıp düşmana meydan okuyan tüm gençlere; “Allah-u Ekber, ABD ve Siyonistlere ölüm, vur vur” sloganlarıyla ve mersiye kültürüyle meydanları dolduranlara kalbi muhabbetimle tebriklerimi sunuyorum. Zaferiniz mübarek olsun!
        Bütün halk bir ağızdan “Zafere kadar, savaşa devam” dedi. Uluslararası terörist başı Netanyahu sığınakta basın toplantısını yaparken, palyanço Trump, yalanla zafer(!) ilan ederken; Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Dışişleri Bakanı Abbas Irakçi, vefakâr halkıyla beraber meydanlara indiler ve halkından deste deste gül ile karşılandılar.
        1-)47 yıldır, evrensel istikbarın ve onlara hizmet eden münafıkların bütün ambargolara rağmen, güçlü ve vurucu bir İran savunmasını gördük.
        2-)ABD, İran’ın 100 yıllık Pasteur Hastanesi’ni,  Kereç-Tahran’ı birbirine bağlayan ve henüz bitmemiş köprüsünü vurdu, 8 can kaybı oldu.(02 Nisan 2026)
        3-)İran, Siyonistlerin Dron fabrikasını vurdu.(02 Nisan)
        4-)İran, ABD uçaklarına yakıt ikmali yaptığı için, Suudi Arabistan’ın Riyad Rafinerisini; Katar’ın Las Raffan Rafinerisi, Bahreyn, Irak ve Siyonistlerin Hayfa’daki petrol tesislerini vurdu.(18 Mart)
        5-)ABD, Bahreyn’de bulunan diplomatlarına “saklanın” çağrısı yapıldı.(7 Nisan)
        6-)İran, Fars Körfezini kapattı; gerekirse Babülmendeb de kapatılacak.(18 Mart)
       
7-)Petrol 116 doları geçti.
        8-)İran, ABD’ye ait F-15, F-16, A-10, C-130 uçağını ve UH-60 Blockhawk helikopterini İsfahan’da düşürdü. İran, ABD’nin 48 saatlik ateşkes teklifini ret etti ve Kuveyt’e ait petrol tesislerini ve Kuveyt Bakanlıklar Kompleksini vurdu. ABD şokta.(03 Nisan)
        9-)İran Dışişleri Bakanı Abbas Irakçi, şu tarihi söyleminde bulundu: Köprüler tekrar yapılır, ancak ABD’nin itibarına verilen zarar onarılmaz.
        10-)İran: 96. Füze saldırısını başlattı ve 1600 füze attığını açıkladı ve Ben Gurion Havalimanı’nı vurarak büyük bir paniğe ve yıkıma vesile oldu. Hizbullah ise, 100-200 füze attığını ve Siyonistlere ait bir savaş gemisini hedef aldığını duyurdu. Ayrıca İsrail istihbaratına göre Hizbullah’ın elinde 30-40 bin füze olduğunu açıkladı. (05 Nisan)
        11-)Fedakâr İran halkı; yolları, caddeleri doldurarak el ele bir zincir oluşturarak: “Barış istemiyoruz, düşman teslim olana kadar savaşa devam; zafere kadar devam. Meclis Başkanı Galibaf: “Savunma zamanı hepimiz askeriz” sözleriyle halkıyla beraber olduğunu teyit ediyordu (02 Nisan). Bütün bunlar olurken; Bağdat’ta CİA adına casusluk yapan bir ABD’li gazeteci kaçırıldı ve binlerce Irak halkı, meydanlara inerek İran’la beraber olduğunu teyit etti. Hakeza ABD’de savaş karşıtı 9 milyon, İngiltere, İspanya ve diğer AB ülkelerinde Filistin’e ve İran’a destek mitingler yapıldı.
        İspanya, bir taraftan Siyonistlerdeki Büyük Elçisini çekerken, Fransa, İtalya ve İspanya hava sahasını ABD’ye kapattı. Türkiye dahil, halkı Müslüman coğrafyanın bazı iktidarları,  sadece kınamakla iş yaptıklarını zannederken, her zaman olduğu gibi, Körfez’in Kralları ve Ürdün topraklarını, hava sahasını düşman ABD ve Siyonist efendilerine cömertçe (!) açarlarken, Afrika ülkelerinin liderleri ise başını kuma gömdüler. İşte halkı Müslüman coğrafyanın acı ve perişan hali bu! 
        Trump ve Netanyahu, öfkeli, şaşkın ve çaresiz. Siyonistlerin sokakları bomboş, sirenler
susmuyor, halk sığınaklarda. İran Devrim Muhafızları ve bütün halk taarruzda!
        Pakistan, çaresiz ABD’nin imdadına koştu ve Trump derhal ateşkesi kabul etti.
        İran halkı, Şehit Rehber Ali Hamaneyn’in kırkıncı gününde yasını yaşarken, diğer tarafta geçici olan zaferlerinin mutluluğunu yaşıyorlarken şu güzel mersiyeyi terennüm ediyorlardı:
        “Varlığın kalbimizde silinmez bir iz, sözlerin yolumuzu aydınlatan bir ışık ve rehberliğin her zaman bizimle… Seni asla unutmayacağız.” Aslında bu, Allah’ın, Nebi Ahmed’in (s.a.a.), İmam Ali (a.s)’nin, Fatıma (s.a.)’nın, Kerbela Şehidi İmam Hüseyin (a.s)’in ve bütün Ehl-i Beyt Velâyet ve rehberliğine bağlılığına ait ebedi bir çağrıydı!
        Ve Rehber Seyyid Mücteba Hamaney’in mesajı daha da anlamlıydı:
         “İran savaş istemiyor.” Ey vefakâr İran halkı! Sakın “Sokakları terk etmeyin, kararlıyız ve (Allah’ın izniyle) intikam alacağız. Hürmüz’de yeni bir aşama başlıyor!”
        Bu demektir ki barış, yerini savaşa bırakacak ve Allah’ın izniyle savaş, İran’ın galibiyetiyle son bulacaktır!
Not: Bazı okuyucularımın makalenin açılmadığından şikayetşiler. Lütfen PDF ile açarsanız, sorun çıkmaz.
                                             Ahmed MUHTÂR
                                        10 Nisan 2026/ANKARA
                                      
 
 
 
          
   
       
 
Comment